Ana Sayfa / Dini / İslamda Kan Davası

İslamda Kan Davası

İslamda Kan Davası

Kan davalarının bütün türleri İslam dininin ilke ve hükümlerinde haklı görülmemektedir. Kan davalarının önüne geçebilmek için halkın eğitilmesi ve halkın devletin kanunları ile tarafsız mahkemelere güveninin sağlanması gerekmektedir. Bu yazımızda İslamda Kan Davası konusunun nasıl ele alındığı hakkında bilgiler vereceğiz.

Kan Davası Nedir?

Yakın çevreden veya aileden birisinin öldürülmesi sonrasında katile veya yakınlarına karşı ölen kişinin öcünün alınması duygusuyla karşılıklı cinayetlerin sürdürülmesi en basit haliyle kan davası olarak adlandırılmaktadır. Cezalandırma adaletinin yeterince işlemediğinin düşünüldüğü toplumlarda, kamu düzen ve güvenliğinin tam sağlanamıyor olduğu geleneksel toplumlarda kan davasına sıkça rastlanmaktadır. Akrabalık bağlarının çok gelişmiş olduğu bölgelerde de kan davası ahlaki bir ödev olarak da görülmektedir.

İslâm öncesi Arap toplumunda kan davası çok yaygındı. Kabile üyelerinden veya aileden birisi öldürüldüğünde öcünün alınması ve kanının yerde bırakılmaması düşüncesi hem ahlaki hem de sosyal bir görev taşıyordu. Bunun sağlanması o dönemde onurlu ve şerefli bir görev olarak görülüyordu. Tüm bu nedenlerle o dönemde kan davaları şahsi intikam olmaktan çıkmakta ve kabileler arasında düşmanlığa dahi dönüşmekteydi. İki tarafın ağır kayıplar vermesine neden olan durum bölgeler arasında savaşlara dahi neden oluyordu.

İslam’da Kan Davasının Hükmü

İslam dinine göre yaralama ve adam öldürme suçları kasten işlendiğinde suç mağdurlarına ve ölenin yakınlarına kısas, sakatlık bedeli, kan bedeli isteme hakkı tanımıştır. Yaralamanın veya adam öldürmenin hata ile işlenmesi halinde de sadece diyet isteme hakkı tanımıştır. Suçun belirlenmesi, suçlu kişinin yargılanması ve sonrasında cezalandırılması İslam dinine göre devlet tekeline alınmıştır. Bu sürecin tarafsız, adil ve objektif bir şekilde yürütülebilmesi için ilkeler getirmiştir. Tüm bunlar vicdanı tatmin edici adaletin sağlanması, suç mağdurunun hakkının korunması noktasında etkilidir. İslam’dan önce ortaya çıkan kan davalarının önlenmesi noktasında İslam etkin derecede rol almıştır. İşlenen suçun mağduruna söz ve seçim hakkı verilmesi bu süreçte olumlu gelişmeler kaydedilmesine yardımcı olmuştur.

Hukukta Kan Davasının Hükmü

Batı hukukunda suçluların cezalandırılması ve affedilmesi noktasında tek yetkili merci devlettir. Suç mağduruna bu konuda söz hakkı tanınmamaktadır. Özellikle ölenin yakınları için hukukun hak gördüğü tazminatın düşük olduğu günümüz toplumunda suç mağdurları tarafından sıkça dile getirilmektedir. Bu da bazen insanların kendilerinin şahsen intikam almaları gerekliliğini düşünmelerine neden olmaktadır. Bu da maksadı aşan ölçüsüz tepkilere neden olabilmektedir. Genel olarak konuyu toparlayacak olursak kan davasının hiçbir şekli ne İslam dininde ne de hukuk açısından haklı görülmemektedir.

Tavsiye Konu

Ramazan’da Cinsellik

Ramazan’da Cinsellik Ramazan ayında oruç tutarken dikkat edilmesi gereken hususlar arasında cinsellik konusu da insanlar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir